Hava çok sıcak. Gözünüz denizden başka bir şey görmüyor mu? Lara ve Konyaaltı plajları sizi bekliyor. Antalya’nın dışında mı denize girmek istiyorsunuz? Side, Alanya size kucak açmaya hazırdır. Karnınız mı acıktı? Değişik bir yerde balık mı yemek istiyorsunuz? Manavgat Şelalesi’nin yanında alabalık yemeye ne dersiniz? Şehirde bir gezinti yapmak istiyorsunuz. Yivli Minare’yi, Hadrian kapısını, Kaleiçi’ni, yat limanını gördünüz. Peki ya “örnek müze” olarak ödül almış olan Antalya Arkeoloji Müzesi’ni ?
Türkiye’nin turizm başkenti bile diyebiliriz Antalya’ya… Turizm Enformasyon Bürosu’na girdiğinizde, Antalya’da ev satın almak isteyen ve yasal prosedürü öğrenmeye çalışan yabancılarla karşılaşabilirsiniz.
Dünyanın her yerinden pek çok insanı kendine tutkun etmiş bir kenttir Antalya…Kocaman ve refah içinde bir kent görünümünde…Çevresini saran küçük beldeleri, tarihi, kültürel değerleri ve saymakla bitmeyecek doğal zenginliği ile Akdeniz’in incisidir. Upuzun plajlar, gizemli mağaralar,Toros Dağları’nın kıvrımları arasında kalan ovalar ve tarifsiz bir mavilikte uzanan Akdeniz… Antalya insanı kendine çekiverir. Oradan ayrılmayı istemezsiniz.
Leave a reply